Konya selçuk üniversitesi öğrenci mezunları forum Ana Sayfa
Forum Ana Sayfa Forum Ana Sayfa > Serbest Paylaşım Alanı > Haberler
  Aktif Konular Aktif Konular RSS: Gazetelerden Haberler Aktif Kullanıcılar
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Takvim   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
Kayıt için gerekli belgeler Selçuk üniversitesi yeni kayıt olanlara bilgiler Selçuk üniversitesi yurtlar

Gazetelerden Haberler

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  123 55>
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu seçenekleri Konu seçenekleri


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Gazetelerden Haberler
    Gönderim Zamanı: 18/Şubat/2007 Saat 10:20

Bu manşetleri sadece YENıÇAğ atabilir
Gazetelerden Haberler Milli direnişin tek kalesi YENıÇAğ yine haklı çıktı. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 6 ay önceki manşetimizi ABD’de doğruladı: PKK’yı siyasallaştırmaya çalışıyorlar

Oyun başlıyor
Orgeneral Yaşar Büyükanıt, PKK’nın Meclis’e sokulmak istendiğini açıkça ifade etti. Büyükanıt yaklaşan tehlikeyi, “Bugün, terörle mücadele bağlamında çok büyük bir oyun başlamak üzeredir. Yapacakları tek şey perdeyi açmak. Bu konuda Türk milletinin uyanık olması gerek” sözleriyle açıkladı.

Bu manşetleri sadece YENıÇAğ atabilir
Gelişmeleri, sığ yaklaşımlarla değil, uzmanların görüşleriyle derinlemesine analiz eden YENıÇAğ, okuyucularını bilgilendirmeyi ve devleti yönetenleri uyarmayı bundan sonra da sürdürecek...


ORGENERAL BÜYÜKANIT, YENıÇAğ’IN 1 AğUSTOS’TA MANşETTEN
DUYURDUğU OYUNU DOğRULADI

TÜRK MıLLETıNıN
UYANIK OLMASI GEREK

PKK’yı terörist olmaktan çıkaralım diyerek, insan hakları ve azınlıklar bağlamında bu olayı gündeme getirdiler. Bu konuda Türk milletinin uyanık olması gerek.


Perde açılmak üzere
PKK’nın Meclis’e sokulmak istendiğini ifade eden Genelkurmay Başkanı, “Bugün, terörle mücadele bağlamında çok büyük bir oyun başlamak üzeredir” dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt,  Washington Institute adlı düşünce kuruluşunda basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmanın ardından bir basın toplantısı düzenledi. Büyükanıt, basın toplantısında, Amerikalı yetkililerle yaptığı temasları anlatırken, üzerinde durduğu konuları Irak, PKK terörü, Kerkük ve sözde Ermeni soykırımı tasarısı olarak özetledi.

Kim görüşürse görüşür
Orgeneral Büyükanıt, bir gazetecinin, “kuzey Iraklı Kürtlerle siyasi diyaloğa girilmesinin ne zararı olabilir? Türkiye’nin korkularının üstesinden gelmesi gerektiğini söylediniz” yönündeki sorusu üzerine, kuzey Iraklı Kürt grupların söylemlerine işaret etti. Büyükanıt, şöyle konuştu:  “Ben askerim. Çok önemli bir görevim, terörle mücadele. PKK’yı siyasi olarak görenle benim asker olarak konuşmama imkan yok. Ama görüşen görüşür. PKK’yı terörist görmüyor. şu anda iki grup da PKK’ya tam olarak destek veriyor. şu anda PKK’nın en büyük destekçisi, kuzeydeki iki gruptur. Bunu çok iyi biliyoruz. Bu konularla ilgili olanlar da biliyor. Ben kimsenin iradesine ipotek koyacak değilim. Asker olarak konuşuyorum. Ama siyaseten kim görüşürse görüşür, ona bir şey diyemem. Ben PKK’ya destek verenle oturup ne konuşacağım? (PKK’ya destek vermeyin) mi diyeceğim. Veriyor. C-4’leri de patlayıcıları da bunlardan alıyor. Eğer hayır bunları yapmıyor derlerse ben bir şey diyemem.” Sınırın Irak tarafının PKK’ya teslim edildiğini anlatan Büyükanıt, “Birçok silahlı terörist hududun öteki tarafında. Bunu ABD yetkililerine çok açık olarak ifade ettim. Bunu kabul etmek mümkün değil “ dedi.

’Siyasi konu’ diyorlar
O bölgenin, kuzeydeki iki grubun hakimiyetinde olduğuna işaret eden Büyükanıt, çeşitli çevrelerin, yurt içinde ve dışında “kuzeydeki Kürt gruplarla konuşun”  dediğini hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:  “Grup ve liderlerini en iyi tanıyan benim. Maalesef bu gruplar son zamanlarda Türkiye aleyhine, hasmane sayılabilecek ifadelerde bulunmaya başlamışlardır. Biliyorsunuz, TBMM bir süre önce bir gizli oturum yaparak, Irak meselesini görüştü. Kısa bir süre sonra, kuzey bölgesindeki yönetim, benzer bir  oturumu kendi meclisinde yaptı ve sonra açıklama yaptılar. Bu açıklama bizi ziyadesiyle rahatsız etmiştir. Çünkü yapılan açıklamada, ki bu bir dedikodu olarak kulağımıza gelmemiştir, kesin bilgi olarak gelmiştir. PKK olayının bir terör olayı olmadığı, bir siyasi konu olduğu açıkça ifade edilmiştir. “Bu çok ciddi, dikkate alınması gerekli, üzerinde durulması gerekir bir söylemdir”  diyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, “Eğer bir terör örgütü, yurt dışından destek almazsa, yaşama şansı yoktur. Dünyadaki bütün terör örgütleri için bu bir gerçektir. PKK terör örgütünün bunca senedir var olması, maalesef bunca senedir dış desteği almasından kaynaklanıyor. Yalnız maddi değil, siyasi, ekonomik destek de olmuştur. Biz bunu söylediğimiz zaman, bize kızanlar oluyor ama kimse de (hayır biz desteklemedik) de diyemiyor, çünkü biliniyor” ifadelerini kullandı. Orgeneral Büyükanıt, sözlerini şöyle sürdürdü:

Gündeme gelecek
“Bütün olarak PKK terörüyle mücadele, Türkiye’nin tüm kurumlarıyla mücadelesidir, yalnız asker değil. Terörü besleyen birçok parametreler var. Yalnız silahlı unsurlar değil. Onların dağda kalmasını sağlayan, politik motivasyon sağlayanlar var. Bu görüşlerimizi, görüştüğümüz tüm yetkililere anlattık ve kararlılığımızın ne kadar ciddi olduğunu da vurguladık. Bunu neden söylüyorum? Bu konu belki de ilk defa Türkiye’nin gündemine gelecek. Bugün, terörle mücadele bağlamında çok büyük bir oyun başlamak üzeredir. Yapacakları tek şey perdeyi açmak. Perde açılmak üzere.”
 
Oyun şu....
Orgeneral Büyükanıt, “Oyun şu. Bütün emareleri ortada. Ne bunun ismini ne de ülke ismini vermek istiyorum. Bugün PKK’nın bir terör örgütü olduğunu dünyada birçok ülke kabul etmiştir, ABD, AB, NATO dahil. Ancak son aylarda arka arkaya konferanslar düzenleniyor, Kürt konferansları. Sonuç bildirilerine dikkatli olarak baktığınız zaman, perdeyi açacak aktörlerin kimler olduğunu da çok iyi anlarsınız. Oyun şudur. Birçok ülkenin terörist olarak kabul ettiği PKK’yı başka bir kimliğe dönüştürmek mümkün müdür? Soru budur. Bazı çevrelerin gördüğü (evet mümkündür). Hangi kimliğe dönüştürelim? ınsan hakları ve azınlıklara indirelim. Çok uluslu hale getirelim, siyasi platforma taşıyalım. Yalnız iç siyasetle alakası yok, uluslararası siyaset de var” dedi. PKK’nın ateşkes ilan etme yolunu geçmişte defalarca denediğini hatırlatan Büyükanıt, “sonra ne oldu?” diye sordu. Orgeneral Büyükanıt, yapılmaya çalışılan şeyin, terörü, “insan hakları ve azınlıklar bazına getirip, mümkünse çok uluslu hale de sokarak Türkiye’nin önüne koymak” olduğunu kaydetti.

Azınlık statüsü
Orgeneral Büyükanıt, “Bu, şu anda geldiğimiz noktada, PKK ile mücadele bağlamında en önemli husustur. Bu konuda Türk milletinin uyanık olması gerek. O sözde ateşkes ilanından sonra bir yetkili (bu ateşkes çok güzel bir gelişmedir) dedi. Dağlardaki teröristleri görmeden söyleniyor. (Biz buna dayanarak PKK’nın terörist kimliğini kaldırabiliriz) diyor. Bunu söyleyenin yeri, zamanı, yetkisi de bellidir. PKK’yı terörist olmaktan çıkaralım diyerek, insan hakları ve azınlıklar bağlamında bu olayı gündeme getirdiler” diye konuştu. (A.A)


Teşekkür Edenler:akfylcn,
Selcuk
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Şubat/2007 Saat 10:21
'Kemal Uzan ısrail'de yakalandı' iddiası
ımar Bankası'nı hortumladığı gerekçesiyle Uzan ailesine yönelik soruşturma kapsamında kırmızı bültenle aranan Kemal Uzan'ın dün ısrail'de yakalandığı iddia edildi.
Gazetelerden Haberler
Kemal Uzan

Emniyet kaynakları ise yaklaşık 3 yıldır aranan Uzan'ın yakalandığı bilgisinin kendilerine de geldiğini; ancak teyit edemediklerini kaydetti. Bir yetkili, "ısrail'de Türkiye'nin irtibat görevlisi olmadığı için bilgiyi şimdilik teyit edemedik." şeklinde konuştu. ısrail Devlet Başkanı Ehud Olmert'in Türkiye ziyaretinden sonra gündeme gelen iddia ile ilgili Emniyet'in çalışmaları sürüyor. ımar Bankası operasyonunun ardından baba Kemal Uzan ile oğlu Hakan Uzan kayıplara karışmıştı. Emniyet Kaçakçılık ve Organize suçlarla Mücadele Daire Başkanı Hanefi Avcı, Uzanlar'a Ürdün'ün pasaport verdiğini ve Uzanlar'ın bu ülkede gizlendiğini saptamıştı. Ancak Türkiye'nin tüm girişimlerine rağmen Ürdün, baba Kemal Uzan ile oğlu Hakan Uzan'ı Türkiye'ye iade etmedi. Türkiye'nin yanı sıra Ürdün, Gelsenkirschen ve Belize Adaları vatandaşı olan Hakan Uzan'ın, firardaki ilk aylarında bu üç ülkeye ait pasaportları kullandığı tespit edilmişti. Cem ve Hakan Uzan, yargılandıkları bir davada Ürdün vatandaşı olduklarını açıklamış ve bunu kanıtlamak için mahkemeye Ürdün pasaportlarının fotokopisini vermişti. Ürdün vatandaşlığına da Türkiye'den izin almadan geçtikleri belirlenmişti.

Sedat Güneç, Ankara
Selcuk
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Şubat/2007 Saat 10:51

Kurtlar Vadisi Terör’ün sansürüne tepkiler çığ gibi artarken, vatandaşın RTÜK’e sorduğu yayınların yanında Vadi âdeta pembe dizi kalıyor

Gazetelerden Haberler BıRıNDE, patronu kadın çalışanına birlikte olmak için onbinlerce dolar fiyat biçiyor, diğerinde Hrant Dink’in ardından gelecek suikastler anlatılıyor. Bir diğerinde, şiddetin, işkencenin her türlüsü gösteriliyor. ‘Haçlı’ adlı kahramanın göğsündeki haç ile ‘Hıristiyanlık propogandası’ yapılıyor. RTÜK ise bu dizileri onaylarken, başından bu yana kardeşliğe vurgu yapan Kurtlar Vadisi Terör’ü sansürlemeyi uygun gördü.

Esas görevi, Türk ahlâk ve aile yapısını korumak olan Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) birkaç bin bölücü şikâyete dayanarak Kurtlar Vadisi Terör’ün yayınlanmasını engellemesi kurumun çifte standart uyguladığını gözler önüne serdi. ılk bölümü 30 milyondan fazla izleyici bulan ve daha başında ‘Kürt-Türk kardeştir’ diye açık açık mesaj veren Kurtlar Vadisi Terör’ün ikinci bölümünün ekranlara gelmesinin önüne geçen ve ancak diktatörlük rejimlerinde görülen sansüre imza atan RTÜK, bazı dizileri ise görmezden geldi.

RTÜK Binbir Gece, Sağır Oda, Kod Adı ve Kaybolan Yıllar gibi Türk aile yapısına uymayan yayınları ise görmezden geldi. ışte o dizilerin konuları ve RTÜK’ün duruşu.

Silah âdeta kamera gibi

ılk örnek Sağır Oda adlı dizi. Afganistan’da bir süre tercüman olarak çalıştıktan sonra Türkiye’ye gelip özel istihbaratta çalışmaya başlayan Aras Dağlı adlı kahraman, Fedailer adlı bir örgütün peşinden koşarken Nazi altınlarının Türkiye’de olup olmadığıyla ilgili bir bilmecenin içine giriyor. Tabii bu arada bilmeceyi çözerken de kalem yerine silahını kullanıyor. Dağlı dizi boyunca altınlara ulaşmaya çalışan örgütün üyelerini kurşunları ile devre dışı bırakıyor. Tuttuğunu öldürüyor. Dizideki en ilginç gelişme ise geçenlerde yayınlanan bir bölümünde meydana geldi. Dizi konuşmalarında Türkiye’yi karıştırmak isteyenlerin tetiği çektirerek öldürdüğü Hrat Dink’e atıfta bulunularak bir başka şahsın daha öldürüleceği yer alarak önümüzdeki günlere dair öngörülerde bulundu. Dizinin seyircileri bu konuşmalarla şoke olurken RTÜK de şoke olanlar kervanına katıldı. şok halindeki RTÜK, seyircilerden gelen yüzlerce şikâyet telefonuna rağmen bu sahneler için kılını bile kıpırdatamadı.

TBMM çekim mekanı oldu

Kod Adı adlı dizide ise 10 yıl önce Susurluk’ta yaşanan kaza alındı. Dizinin yeni bölümlerinin Kadı Adı Kaos adı ile gösterilmesi planlanırken bu yapımda, yaşanan olaylardan derin devlet suçlu gösteriliyor ve kan gövdeyi götürüyor. Kod Adı için sesini çıkarmayan RTÜK’ün Kod Adı Kaos için nasıl bir tutum sergileyeceği, hatta Kurtlar Vadisi Terör’e uyguladığı sansürü devreye sokup sokmayacağı belli değil.

Haçı gözümüze soktular

Bir başka dizi Kaybolan Yıllar’da ise önceleri Haçlı sonra ise Esmer olarak adlandırılan kahraman mafyaya hizmet eden ve patronuna sıkı sıkıya bağlı gözü kara bir adam olarak tasvir ediliyor. Aslında istihbaratçı olan dizinin kahramanın silahsız gezmediğini tahmin etmek zor değil. Bu diziyi diğer şiddet içerikli yapımlardan ayıran bir özellik de misyonerlik yapılması. Haçlı adlı kahraman, adından da anlaşılacağı gibi, dizinin çoğu bölümünde göğsünde haçlı kolye ile görünüyor. Son derece tekin gezen ve her an büyük bir çatışmaya hazır olan Haçlı, nedense son derece derli toplu olmasına rağmen boynundaki kocaman haçı gözümüze gözümüze sokuldu. Misyonerlik faaliyeti bittikten sonra Haçlı hidayete ererek Esmer lakabını aldı. Mermilerin havada uçuştuğu ve “Kendi işini kendin hallet” mesajının bilinçaltına yerleştirildiği diziyle ilgili RTÜK en küçük bir işlemde bulunmadı.

Kadın satılık mı?

Binbir Gece adlı dizide ise her ne kadar mermiler havada uçuşmasa da bu sefer de kadına karşı manevi şiddet vardı. şehrazat adlı bir kadının oğlu lösemi hastalığına yakalanmış, çareyi ise patronuna başvurmakta bulmuştu. Patronu Onur ise şehrazat’a 150 bin dolar vereceğini ama karşılığında bir gece birlikte olmak istediğini söyledi. şehrazat ise çaresizlik içinde kalmış gibi gösterilerek teklifi kabul etti. Oysa devletin sağlık güvencelerinin yanı sıra Bizim Lösemililer Vakfı gibi kuruluşlar da lösemiye karşı vatandaşının yanında oluyordu. Ama nedense dizide buna hiç değinilmedi. Adana’da bir çocuk ise diziden etkilenerek sınıf arkadaşına birlikte olmak için para teklif etti. Olay gazetelerin genelinde şaka olarak tanımlandı, konu kapandı. RTÜK ise gelen şikâyetlerin artması üzerine diziyi masaya yatırarak sadece uyardı.


Çelik Çelıkyaman / ıSTANBUL
18.02.2007

Selcuk
Yukarı Dön


benibil
Selçuk üniversitesi - benibil
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Selçuk Üniversitesi Mezun
Gönderilenler: 367
Puan : 0
Uyarı:0/10
  Alıntı benibil Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18/Şubat/2007 Saat 13:06
Sinner in iletisi üzerine yazmak istiyorum...Seçim barajı düşerse PEKEKE uzantıları mecliste yer alacaktır....Bir grupluk temsil hakkı bile onlara çok şey kazandıracaktır..yeri geldiğinde 1 temsilci bile çoğu kararı etkileyebilmektedir...
 
temsil edilseler ne olur diye soranınız olabilir...Temsil zaten ediliyorlar...Yani sizin masum düşüncelerle düşündüğünüz TEMSıL HAKKIN zaten var...O yöre halkıda MıLLETVEKıLı seçebiliyor..ancak YÖRE HALKI ayrıdır..PEKEKE uzantılığı ayrı şeylerdir.Tıpkı her güneydoğulu vatandaşımızın bölücü olmadığı gibi...
 
onun için dikkat şarttır..ve %10 ülke barajı korunmalıdır.
 
 
ZAMANINDA GıRDıLER HATIRLAYIN BıR KERE...MECLıS LOJMANLARINDAN TERORıST ÇIKTI
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24/Şubat/2007 Saat 14:10

Karadeniz yolgeçen hanı

24.02.2007


Yıllardır bölgede cirit atan misyonerlerin son durağı Rize ve çevresi oldu




Karadeniz'de petrol kokusu, Karadeniz halkı üzerine oynanan oyunları arttırdı. Trabzon ve Bolu'dan sonra Rize ve çevresi de hedefte. ışte ABD'li misyonerlerin çalışmaları:

 KARADENıZ, Trabzonda yaşanan gelişmeler öne çıkarken misyonerler faaliyetlerini hızlandırdı. DHKP-C ve TAYAD kışkırtmalarının ardından misyonerler Rize'ye de yerleşmek için harekete geçti. Jandarma ve Emniyet birimlerinin hazırladığı rapora göre bu faaliyetler Amerikalılar tarafından yapılıyor. Bölgeye ıngilizce eğitim bahanesiyle gelen Amerikalılar, bazı vakıflarda konuşlanıyor.

AMERıKALI eğitmenler Pazar ilçesinde asıl amaçları başka olan 6 günlük ıngilizce eğitimine başlıyor. Kendilerini ''yardım gönüllüsü' olarak tanıtan ABD'li kursiyerler, öğrencilere Türkçe ıncil ile ısa Mesih'in Yaşamı, Yaradılıştan Sonsuzluğa ve Bir ıbadet Toplantısı isimli CD'leri veriyor. CD'lerin aralarına 100'er dolar konması da unutulmuyor. Bölge halkı tepkili. Hükümet sessiz.

Karadeniz'de Trabzonda yaşanan gelişmeler öne çıkarken misyonerler faaliyetlerini hızlandırdı. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca dolar harcayıp darbeler tezgahlayan komplo hokkabazı George Soros'un bilhassa Doğu Karadeniz'deki zengin petrol yataklarına gözünü diktiği, bu hayalini gerçekleştirmek için de Doğu Karadeniz'de misyoner faaliyetleri hızlandırdığı yıllardır konuşuluyor.

Yugoslavya''dan başlayıp Gürcistan''da ve Ukrayna''da devam eden Soros tipi örgütlenmenin yeni planının Doğu Karadeniz olduğu istihbarat birimlerince de doğrulanıyor.Saakaşvili'nin annesi Prof. Dr. G. Alasania'nın da Soros'un maddi desteği ile bir vakfın çatısı altında Doğu Karadeniz'de "Gürcü milliyetçiliğini yaymak için Gürcüce eğitim veren okullar açmaya başladığı'' da biliniyor.

Hopa'da alınan topraklar kimin?

Yabancı şirketlere arazi satışının önünün açılmasıyla birlikte, ıngiliz şirketlerin Artvin Bölgesi'nde önemli ölçüde toprak aldıkları ortaya çıktı. ıngilizler bu bölgedeki zengin petrol yataklarına sahip olmak için yüzde 97'si ıngiliz yüzde 3'ü Türk'e ait olan bir şirket aracılığıyla Sarp Sınır Kapısı'na yakın bir yerde arazi aldıkları daha sonra şirketin yüzde 100'üne ıngiliz'lerin hakim olduğu bildirildi. Askeri yetkililer Sarp Sınır Kapısında böyle bir şirketin arazi sahibi olmasının güvenlik riski yaratacağına dikkat çekerken bu toprak alımında da Soros'un şirketlerinin gizli payı olduğu belirtiliyor.

Gürcistan'ın stratejik öneme sahip Batum limanını satın alan Soros Türk firmalarına teklif üstüne teklif vermeye başladı.

ABD'nin faaliyetleri

Bütün bu geleşmelerin yanında petrol kokusu alınan Karadeniz bölgesi'nde oyunlar sürüyor. Trabzon ve Bolu'dan sonra Rize'den gelen haberler de bu oyunları doğruluyor. Son yıllarda faaliyetlerinde hız veren misyonerlerin eli Rize'ye kadar ulaştı. Üstelik bu faaliyetler devletin resmi kayıtlarına geçti. Jandarma ve Emniyet birimlerinin hazırladığı rapora göre bu faaliyetler Amerikalılar tarafından yapılıyor. Bölgeye ıngilizce eğitim bahanesiyle gelen Amerikalılar, Türktime sitesinin haberine göre de bazı vakıflarda konuşlanıyor.

6 günde ıngilizce

Jandarma Komutanlığı raporunda Amerikalı ıngilizce eğitmenlerinin Pazar ilçesinde 6 gün sürecek ıngilizce eğitimine başlıyor. Hiç bir yetkilinin 6 günde nasıl ıngilizce eğitimi verebileceklerini sorgulamadığı Amerikalılar, sadece 10 öğrenci seçerek derse başlıyor. Kendilerini ''yardım gönüllüsü' olarak öğrencilere tanıtan üç Amerkalı, "innovativehs.net" isimli internet adreslerini ve mail bilgilerini öğrencilere dağıtıyor.

ıncil dağıtımı

Öğrencilerin iletişim bilgilerini almayayı ihmal etmeyen misyonerler, tercüman vasıtasıyla öğrencilere şu cümleyi sarf ediyor: "ıngilizce öğrenmenin bir şartı da ıngilizce konuşulan ülkelerin kültürlerinin bilmektir. " Bu cümlenin ardından konuya yavaş yavaş giren kursiyerler öğrencilere Türkçe ıncil ile ısa Mesih'in Yaşamı, Yaradılıştan Sonsuzluğa ve Bir ıbadet Toplantısı isimli CD'leri veriyor.

Selcuk
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24/Şubat/2007 Saat 14:12

Asker selam durup ´Sağol´ mu diyecek

23.02.2007


Terör destekçisi Talabani ve Barzani Türkiye´ye gelmek istiyor. Buna AKP hükümeti´de sıcak bakıyor. Cumhurbaşkanı Sezer ise karşı çıkıyor.




AKP hükümeti, PKK terör örgütüne hertürlü desteği veren Peşmerge liderleriyle masaya oturmanın yollarını arıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Sezer'in Tababani ve Barzani'yi davet etmemesi hükümeti sıkıntıya sokuyor.

Cumhurbaşkanı Sezer, Irak Devlet Başkanı Talabani'yi davet etmediği gibi gönderdiği yardımcılarınıda kabul etmedi. Bunun en büyük nedeni de Talabani'nin PKK elebaşısı Öcalan'a verdiği açık destek ve bu desteği belgeleyen samimi fotoğraflar. Çankaya Köşkü'nden, Dışişleri Bakanlığı koridorlarına ve oradan Genelkurmay Karargahı'na kadar uzanan bu bilgi herkesin hafızasında tazeliğini koruyor.

Celal Talabani teröristlere destek veriyor. Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmaybaşkanı da bu durumu açıkça dile getirdi. Bu durumda Talabani'ye nasıl askeri törenle karşılama yapılabilir? Mehmetçik, eli kanlı teröriste destek veren kişinin "Nasılsın Asker" sözüne selam durup "Sağol"mu diyecek? Askeri tören yapılmaması için görüşme ihtimalinin üçüncü ülkelerde olabileceği belirtilirken bu konunun bugün yapılacak MGK toplantısında ele alınması bekleniyor.

Bu durumda Talabani'ye nasıl askeri törenle karşılama yapılabilir? Askeri tören yapılmaması için görüşme ihtimalinin üçüncü ülkelerde olabileceği belirtiliyor.

Kulislerden gelen bilgilere görü önümüzdeki günlerde Barzani ile üçüncü bir ülkede görüşülme ihtimalinin kuvvetli olduğu belirtiliyor.

Bu konunun bugün yapılacak MGK toplantısında ele alınması bekleniyor.

http://www.ortadogugazetesi.net/habergoster.asp?id=5606
Selcuk
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 26/Şubat/2007 Saat 00:27

Hocalı Soykırımını Anarken…

Türk modernleşmesinin en önemli meselesi olarak beliren Türk(!) Aydını(!), yaşadığı yıllar fark etmeksizin, ister 19.yy ister 20.yy ya da 21.yy, kronikleşen hastalığından kurtulamamış gözükmektedir. Bu yazının amacı Türk Aydını tartışmak olmamakla birlikte, bu hususun yazılanlarla çok yakından alakalı olduğu da unutulmamalıdır.

Türkiye'nin gündemi, yaşadıklarımı anlamlandırmaya başlamamdan bugüne kadar ana başlıkları belirlenmiş konular etrafında şekillenmektedir. Bu gündem, yerel olarak; laiklik, türban, demokrasi, bölücü terör, genel ekonomik durum, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği. Uluslar arası alanda ise; Kıbrıs, Ortadoğu, içerideki bölücü terörün uluslar arası boyutu, ABD ile ilişkiler, AB ile ilişkiler, Ermeni meselesi vs. gibi sıralanabilir. Bu kapsamı çok geniş, ancak sığ bir içerikle yapılan tartışmaların baş aktörleri ise ülkemizin güzide medyasının belli başlı köşe yazarlarıdır.

Ne hikmet-i Hüda'dır ki bu köşe yazarları bu kadar geniş sahası olan bu konuların tamamında uzmandır ve onların sözü herkes için geçer akçedir. Ancak takdir edilecektir ki bu sıraladığım meselelerden biri hakkında fikir beyan etmek bile asgari bir entelektüel gayret gerekmektedir. Ancak kendilerini aydın sayan bu köşe yazarlarının böyle bir entelektüel çaba içerisinde olmak yerine, sağından solundan iktidarların bir köşesine tutunup yaşama hevesi içerisinde olduğunu söylemek daha doğru olacaktır. Zira entelektüel bir gayretin altına giren aydının omuzlarında bir takım sorumluluklar vardır, ancak iktidarların eteğindeki aydının(!) tek yapması gereken yağcılık yaparak ve iktidarın muhaliflerine iftira atarak iktidarı savunmaktır. ıktidar derken iktidarı dar kapsamda, sadece bir hükümet olarak düşünmemek gerekir. Çünkü bu köşe yazarlarının bağlı oldukları iktidarlar da farklı farklıdır. Konuyu daha fazla dağıtmamak için bu hususu geçiyorum.

Buraya kadar yazdıklarımızın ışığında yazının esas konusunu tartışmaya başlayabiliriz.

Türkiye gündeminin içine hapsedildiği önemli bir alanı Ermeni Soykırımı iftiraları teşkil etmektedir. Ermeni Soykırımı iddialarının bizim açımızdan geçerli olan objektif varlığından Çandar-Birand Ekseninde Ermeni Meselesi başlıklı yazımızda belirttik. O yazımızdan buraya kısa bir alıntı yapalım:

“19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren emperyalizmin kışkırtmalarına kapılan millet-i sadıka, Ermeniler, Doğu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurma çabasına girişmiştir. Ancak Doğu Anadolu'da böyle bir Ermeni Devletinin kurulmasına temel teşkil edecek bir yapının olmaması, yani Ermenilerin bölgede nüfus olarak çoğunlukta olmamaları, Ermeni Devletinin önünde bir engeldi. Doğal yollardan nüfuslarının artmasının mümkün olmadığını gören Ermeni çeteler, farklı bir yoldan nüfus çoğunluğunu ele geçirmeye kalktılar. Bu yol, oradaki Ermeni olmayan insanımızı katletmekti. I.Dünya Savaşına kadar yüz binlerce Türk'ü katleden Ermeniler, I. Dünya Savaşında da vatandaşı oldukları Devlet-i Aliyye'yi Ruslarla işbirliği yaparak arkadan vurdular. Buna karşılık Osmanlı Devletinin aldığı önlem ise zorunlu iskândı. ışte bizim açımızdan Ermeni meselesi budur!”

Ancak özellikle 196o'lardan sonra planlı bir şekilde Ermeni tarafınca yürütülen Ermeni Soykırımı iftiraları, olayın gerçekliğinden farklı bir sanal gerçeklik yaratmayı amaçlamış ve bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. Bu arada belirtmek gerekir ki Ermenilerin, bu tür iftiraları ülkemizde savunacak aydın(!) bulmakta zorluk çektiğini söylemek maalesef mümkün değildir.

SSCB'nin dağılması ve bağımsız Ermenistan Devleti'nin kurulması ile soykırım tartışmalarına yeni bir boyut daha eklenmiştir. O da Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerinin hangi mahiyette ve ne düzeyde olacağına ilişkindir.

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin hangi mahiyette ve ne düzeyde olacağını belirleyen iki önemli sacayağı vardır. Birincisi Ermeni Soykırımı iftiraları, ikincisi ise Azerbaycan-Ermenistan ilişkileridir. Bu arada Ermenistan'ın Kars anlaşmasını tanımadığını ve anayasalarında Türkiye topraklarından Batı Ermenistan olarak bahsettiklerine hiç değinmiyorum.

Birinci sacayağına ilişkin özellikle 1960lardan sonrasına dayanan soykırım propagandası, Ermeni Diasporasının önderliğinde, oldukça başarılı olmuştur. Farklı ülkelerde yaşayan Ermeniler, bir başka millete iftira atarak, ortak bir acı yaratıp milli kimliklerinin kaybolmasına mani olmuşlardır. Tabi ki, soykırım iftirasının tek hedefi bu değildir. Soykırıma uğramış olduklarını iddia ederek Yahudilerin II.Dünya Savaşından sonra aldıkları tazminatlar benzeri maddi menfaat sağlamak da Ermeni soykırımı iftirasının bir hedefidir.

Soykırım iftirasının diğer bir boyutunu Türkiye-ABD ilişkileri etrafında irdelemek de mümkündür. Yaklaşık 20 senedir, 24 Nisan'da Amerikan başkanının soykırım kelimesini kullanmaması adına girişimlerde bulunulur. Bunun karşılığında hangi tavizlerin verildiği net olmasa bile, lobi gruplarına milyonlarca dolar para aktarıldığı bilinmektedir. Soykırım yalanını yasalaştırma yolundaki ABD hükümeti, bu yalanı yasalaştırmasa bile şimdiden çok fazla şey kazanmıştır. Bu yalanı yasalaştırmamak için Türkiye'ye önerilen şeyler ise; tarihinizle yüzleşin, Ermenistan ile iyi ilişkiler kurun, soykırım iddialarını görmezden gelmeyin, 301. maddeyi kaldırın, ezber bozun safsataları türünden.

Ben, naçizane, bu ezber bozma olayına kafayı çok taktığım için bir ezber bozma da ben deneyeyim dedim. Aşağıya Ermeni teröristlerin işlediği bazı cinayetleri sıralayacağım ezber bozma cihetinden, bakalım işe yarayacak mı?

1989-1994 yılları arasında Dağlık Karabağ'da Ermeniler tarafından 29 terör eylemi yapıldı, iki sivil helikopter ve iki yolcu uçağı düşürüldü.

16 Eylül 1989'da Tiflis-Bakü seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 5 kişi öldü, 25 kişi yaralandı.

16 şubat 1990'da şuşa-Bakü seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 2 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.

10 Ağustos 1990'da Tiflis-Ağdam seferini yapan yolcu otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucunda 20 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

9 Ocak 1991'de Laçın-şuşa yolunda yapılan silahlı saldırı sonucunda Azerbaycan Gençleri gazetesi muhabiri Salatın Esgerova ve üç Rus subay öldürüldü.

30 Mayıs 1991 yılında Ermeni teröristler tarafından Moskova-Bakü seferini yapan trenin Dağıstan'ın Hasavyurt istasyonunda bombalanması sonucunda 11 kişi öldü 22 kişi yaralandı.

31 Haziran 1991'de Dağıstan'ın Temirtau istasyonunda, Bakü'ye gelen yolcu treninin bombalanması sonucunda 16 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.

20 Kasım 1991'de Ermeni teröristler tarafından ısıya duyarlı roketle düşürülen helikopterde barış görüşmelerinin başlatılması için Karabağ'a giden, Azerbaycan Devlet Bakanı T. ısmayilov, Başbakan Yardımcısı Z. Haciyev, ıçişleri Bakanı M. Esedov, Başsavcı ı. Gayıbov, milletvekilleri V. Caferov, V. Mehmetov, Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı O. Mirzeyev, Devlet Bakanı G. Namazaliyev, Dağlık Karabağ Başsavcısı ı. Plavskiy, Dağlık Karabağ ıstihbarat Örgütü Başkan Yardımcısı S. ıvanov, Dağlık Karabağ ıçişleri Bakanı Tüğgeneral V. Kovalev, Dağlık Karabağ Olağanüstü hal Komutanı N. Jilkin, Devlet Başkanı Danışmanı Yardımcısı R. Mehmetov, Azerbaycan Devlet Televizyon Komitesinde çalışan A. Mustafayev, A. Hüseyinzade, F. şahbazov, Rusya temsilcileri Tuğgeneral ı. Lukaşov, Albay V. Koçarov ve Kazakistan ıçişleri Bakanı Birinci Yardımcısı Tuğgeneral S. Serikov hayatını kaybetti.

28 Ocak 1992'de Ağdam-şuşa seferini yapan helikopterin düşürülmesi sonucunda 41 sivil hayatını kaybetti.

22 şubat 1993'te Kislovodsk-Bakü seferini yapan yolcu trenine Çeçenistan'ın Gudermes istasyonunda yapılan bombalı saldırı sonucunda 11 kişi öldü, 18 kişi yaralandı.

1 şubat 1994'te Bakü demir yolu istasyonunda Kislovodsk-Bakü seferini yapan yolcu trenine yapılan bombalı saldırı sonucunda 3 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.

13 Nisan 1994'te Rusya'nın Dağıstan Alevi istasyonunda Moskova-Bakü seferini yapan yolcu trenine yapılan bombalı saldırı sonucunda 6 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Bunların yanı sıra ASALA terör örgütünün yurt dışında yaşayan Dışişleri personelimize gerçekleştirdiği onlarca kanlı cinayet hala zihinlerimizdedir. Ermenistan bu cinayetleri işleyen teröristleri, Ermenistan'da kahramanlar gibi ağırlamaktadır. Orli Havaalanına yapılan saldırının sorumlularından Varujan Karapetyan, Fransa tarafından, Soykırım Yasası kabul edilmeden bir gün önce salıverilmiş, kendisine Ermenistan'da her türlü imkân sağlanmıştır. Bu, onlarca örnekten yalnız birisidir.

Dikkatli gözlerin fark edeceği bir husus Hocalı Soykırımının yukarıda saydığımız olaylar arasında yer almadığıdır. Hocalı Soykırımının ayrıca ele alınması ve tartışılması gerektiğini düşündüğümüz için böyle bir yol seçilmiştir.

Hocalı, Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde, stratejik öneme sahip bir yerleşim merkezidir. 26 şubat 1992 tarihinde, yaklaşık 7000 nüfusa sahip olan Hocalı kentini ele geçirmek isteyen Ermeniler 20. yüzyılın gördüğü en vahşi katliamlarından birini gerçekleştirmişlerdir. Hocalı Soykırımına tanık olan, Soykırım Yasasını çıkartan Fransa'nın vatandaşı bir Fransız yazar olan Jean Ive Yunet, bu olayı, II. Dünya Savaşındaki Alman faşistlerinin yaptıklarının bir adım ötesinde bir vahşet olarak tanımlamaktadır. Resmi rakamlara göre 83'ü çocuk, 106'sı kadın toplam 613 kişi acımasızca katledilmiş, yüzlerce kişi ağır yaralanmış, binin üzerinde Azeri esir alınmış ve çok ağır işkencelere maruz bırakılmıştır.

Hocalı katliamının en can alıcı noktalarından biri, çok az kimsenin seslendirmeye cesaret ettiği bir gerçek, Hocalı Soykırımından birinci derecede sorumlu olan kişinin şu anda Ermenistan Devletinin başında bulunan Koçaryan olduğudur.

Bütün bu saydıklarımızın 10'da birini bir Müslüman ülke Hristiyan bir ülkeye yapsaydı, dünyanın bir numaralı terörist devleti olurdu. ışte bu, Batının ikiyüzlülüğünün onlarca kanıtından biridir. şimdi, “hepimiz Ermeniyiz” sloganını eleştirdiğimiz için, aman ne var bunda diyenler, yüzleri kızarmadan Azeri kardeşlerimizin gözlerine bakabilecekler mi merak ediyorum doğrusu.

Ülkemizden de bu ikiyüzlülüğe alet olanların çıkması bizleri kahrediyor. Türkiye-Ermenistan ile ilişki kurmalıymış, tarihiyle yüzleşmeliymiş. Daha 15 sene önce yaşanan bir soykırımı görmezden geleceğiz, ama 90 yıl öncesinde Ermenilerin sebep olduğu bazı olaylardan kendimizi sorumlu tutacağız. Eğer 90 yıl öncesine ait bir hesap kaldıysa bu da Ermenilerin katlettiği yüz binlerce Türk'ün hesabıdır. 90 yıl öncesine gidecek olursak Ermeniler bu hesabın altından kalkamazlar.

Bu arada yeni bir gelişmeden de bahsetmek gerekmektedir. Bazı köşe yazarlarının Ermenistan ile Diaspora'yı ayrıştırarak Ermenistan ile iyi ilişkiler kurmak yolundaki önerileri de suya düşmüştür. Çünkü Ermenistan, Diaspora Ermenileri için çifte vatandaşlık kanunu çıkartmıştır. Bu Diasporanın da seçimlerde oy hakkı olması ve Ermenistan'ın politikalarında ağırlığını artırması demektir. Üstelik Diaspora Ermenilerinin Ermenistan nüfusunun iki katı kadar olduğu düşünülürse bu ağırlığın nasıl artacağı daha iyi kavranabilir.

Türkiye Ermenistan'la iyi ilişkiler kurmalıdır diyenler, bunun Türkiye teröristlerle iyi ilişkiler kursun anlamına geldiğini bilmek durumundadır. Türkiye, terörist bir devletle ilişki kurmamalıdır. Koçaryan adlı teröristin devlet başkanlığından uzaklaştırılarak, Hocalı Soykırımından yargılanması sağlanmalıdır. Ermenistan soykırım iddialarından vazgeçmeli, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmeli, Kars Anlaşmasını tanımalı ve anayasasında Türkiye'den Batı Ermenistan diye bahseden ifadeyi değiştirmelidir. Ancak bunlar yapıldıktan sonra Türkiye'den Ermenistan ile iyi ilişkiler kurması beklenebilir.

Türkiye'yi bağlı oldukları iktidarlar çerçevesinde yönlendirmeye kalkan aydınımsı köşe yazarları, Batılılaştırıcı liberal aydınlar maalesef Türkiye'yi uçuruma sürüklemekten çekinmemektedir.

Türk Gençliği bu tuzaklara karşı uyanık olmalı, ilim ve irfanın rehberliğinde, Türkiye'yi hak ettiği güzel günlere eriştirebilmek için var gücüyle çalışarak, Cumhuriyetin yüzüncü yılında Lider Ülke Türkiye hedefini gerçekleştirmelidir. Lider Ülke Türkiye hedefi, Anadolu'ya hapsedilmiş, kadük bir Türkiye'yi değil, Dünya Türklüğü ile kucaklaşmış bir Türkiye'yi ifade eder.

Dünya Türklüğü ile kucaklaşmak Türkiye dışındaki kardeşlerimizin kederleriyle kederlenip, sevinçleriyle sevinmek demektir.

ışte bu yüzden;

Bugün, 26 şubat 2007, Hocalı Soykırımının 15. yıldönümü! Unutmadık, unutturmayacağız!

Mehmet Muzaffer Kılıç

Bu olaylar, Hatem Cabbarlı'nın Ermenistan ve Terör başlıklı makalesinden derlenmiştir.

 

Mehmet Muzaffer Kılıç

Selcuk
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01/Mart/2007 Saat 22:42
Gazetelerden Haberler
Savcı Kelkit, gönderilecek belge ve görüntüleri inceledikten sonra, suç unsuru bulunması halinde dava açılıp açılmayacağına karar verecek

DTP kongresine soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dün yapılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) 1. Olağanüstü Kongresine ilişkin, parti yönetimi ve divan kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlattı.
 

ANKARA - Terör örgütüne yardım ve örgüt propagandası yapma suçlaması ile yürütülen soruşturma kapsamında Genel Başkan Ahmet Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk ile diğer parti yöneticilerinin ifadelerinin alınması bekleniyor.


Kongreye ait görüntü ve haberler de emniyet birimlerinden istendi. Parti başkanı Ahmet Türk ise “Her konuşmamıza dava açılıyor, artık alıştık” yorumunda bulundu.

ıstiklal Marşı’nın okunmadığı, Atatürk posterlerinin bulunmadığı kongrede, Abdullah Öcalan’a destek sloganları atılmış, Aysel Tuğluk da konuşmasında “Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalıdır” ifadesini kullanmıştı.

Partinin geçen yıl yapılan kongresi hakkındaki soruşturma da sürdüğü için her iki soruşturma birleştirilebilir.

Bu arada, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü de Abdullah Öcalan’ı övücü sözler söylediği iddiasıyla eski DEP milletvekili Selim Sadak hakkında suç duyurusunda bulundu.

Selcuk
Yukarı Dön


hsb07
Selçuk üniversitesi - hsb07
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Selçuk Üniversitesi Egitim Fakültesi
Gönderilenler: 2437
Puan : 0
Uyarı:0/10
Bölüm: TÜRKÇE ÖGRETMENLIGI
Memleket: Antalya
Takım: GALATASARAY
  Alıntı hsb07 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01/Mart/2007 Saat 22:59
nerde bu turkiyedekı yureklı savcılar.bu partı daha ne yapacak kı,suc unsuru sayılsın.bebek katılı olan vatansız kopek apodan bıle sayın dıye bahseden..ne olduklarını acıkca belırten bu capulculara dur diyecek bır savcı yok mu bu ulkede...
ναяℓıgıм тυяк ναяℓıgıηα αямαğαη σℓѕυη!!
Yukarı Dön


SinneR
Selçuk üniversitesi - SinneR
Forum Tiryakisi
Forum Tiryakisi
Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Gönderilenler: 4341
Puan : 712
Uyarı:0/10
Bölüm: Biyoloji
Memleket: Kayseri 38
Kan Grubu: 0 rh(+)
Takım: GALATASARAY
  Alıntı SinneR Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02/Mart/2007 Saat 13:21
TSK operasyonlarına hız verdi
Baharın gelmesiyle birlikte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki operasyonlarına hız verildi. Operasyonlarda PKK’ya ait sığınaklarda, çok sayıda silah, yiyecek ve giyecek ele geçirildi.

 

ıSTANBUL - Silahlı Kuvvetler, PKK militanlarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sınırdan Türkiye’ye geçmesini ve kırsal alanda barınmalarını engellemek üzere geniş çaplı operasyon başlattı.


Jandarma özel hareket tabur komutanlıklarının da katıldığı operasyonlar, Bitlis Uçankuş’ta, şırnak’ta Köprücek, Kuşkonar ve Dergun bölgelerinde, Mardin Nusaybin’de ise Dağiçi Köyü bölgesinde yürütülüyor.

Dün başlayan operasyonlar sırasında şu ana kadar çok sayıda silah ve mühimmat, plastik patlayıcılar, el bombaları ve mayınlar ele geçirildi.

Arazi arama-tarama çalışmalarında ortaya çıkartılan sığınaklarda da çok miktarda yiyecek, giyecek ve örgütsel döküman bulundu.

Selcuk
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  123 55>

Forum Atla Forum Permissions View Drop Down
Foruma En Son Mesaj Yazılan Konular - Yorum yazılan son 100 konu
Konu
Yazan
Tarih ve Saat
Okunma
Forum Kategorisi
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın surelerin şifasıgulbyazBugün * 18:4725Dini içerik bölümü
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın \\\\\\ NFS UNDERCOVER ////////merihanBugün * 18:4267Bilgisayar ve internet
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Askeri konvoya mayınlı tuzak: 1 şehitnihal_26Bugün * 18:4222Haberler
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın hayvanların komik halleri....:):)gulbyazBugün * 18:4038Resim.
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Teröristler kamyon taradımerihanBugün * 18:4013Haberler
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın dua edelim mi?nihal_26Bugün * 18:383591Dini içerik bölümü
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın SEYDİŞEHİR MYOdogan33Bugün * 18:371315Yüksek Okullar ve Meslek Yüksek Okulları
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın ideal öğrenci yurtları konyacugu88*B*Bugün * 18:34231Selçuk üniversitesi öğrenci yurtları
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın işte Türkiye'nin yeni afişleri...!!!nihal_26Bugün * 18:3228Resim.
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın jetlerin gökyüzüne çizdiği büyüleyici resimler...esra33Bugün * 18:3131Resim.

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50
Copyright ©2001-2007 Web Wiz

Bu Sayfa 0,578 Saniyede Yüklendi.
Reklam istemiyorum
Notebook Pil Notebook Servis Oyun siteleri icatlar ve mucitler kitap