|
|
|
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi (Charles Bukowski). - 2010 |
Yanıt Yaz
|
| Yazar | |
![]()
2010 - Yılın Üyesi Selçuk Üniversitesi Mezun Gönderilenler: 10029 Puan : 6399 Uyarı:0/10 Bölüm: Sahilime demirliyor rotası şaşmış her kâşif... Memleket: İsLamboL Kan Grubu: 0 Rh (-) Takım: Anti-Emperyalist... |
Alıntı Cevapla
Konu: Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi (Charles Bukowski).Gönderim Zamanı: 22/Temmuz/2010 Saat 23:11 |
|
Kaptan Yemege Çikti ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi * Ruhum tehlikede. Hep oldu. * Yazarin borcu yazarliginadir sadece. * En iyi okur ve insan, beni yoklugu ile ödüllendirendir. * Para ancak iki sekilde sorun teskil eder: çok fazla ya da çok azsa. * Bahisçilerin dünyasi gerçek dünyanin makul ölçülere indirgenmis seklidir; hayatin ölümle sürtüsmesi ve kaybetmesidir. Sonuçta kimse kazanmaz. * Bir gün “Bukowski ölmüs” diyecekler ve gerçekten kesfedilip yaldizlanacagim. Ne fayda? Ölümsüzlük fanilerin aptal bir icadidir. * Çogu insan ölüme hazir degildir, ne kendi ölümlerine ne de baskalarinin. Soka girerler, ödleri patlar, beklenmedik bir sürprizdir ölüm onlar için. Olmamali oysa. Ben ölümü sol cebimde tasirim. * Korkunç olan ölüm degil, yasanan ya da yasanamayan hayatlardir. * Çogu insanin ölümü bir aldatmacidir. Ölecek bir sey kalmamistir geriye. * Yazmak uçmaktir benim için. Atesler yakmaktir. Yazmak, ölümü sol cebimden çikarip duvara atip tutmaktir. * Ama yaziyi yaratan aci degildir, yazardir. * Kadinlar yaslaninca adlarini degistiriyorlar. Degistiren çok, demek istiyorum. Erkeklerin ad degistirdigini bir düsünün? Birini ariyorum ve aramizda söyle bir konusma geçiyor mesela : -Hey Mike, Menekse ben. -Kim? -Menekse. Eskiden Charles’dim ama artik Menekse’yim.Bundan böyle Charles diye seslenenlere cevap vermeyecegim. -Siktir git, Menekse. * Otuzbes yil önce ölmüs olmam gerekirdi. * Arabamla bir köprüden geçiyorsam aklimdan mutlaka intihar geçer. Intihari düsünmeksizin bir göle ya da okyanusa bakamam. Çok durmam üstünde. INTIHAR. Aniden yanan bir isik gibi. Karanlikta. Çikis yolu oldugunu bilmek, içerde kalmayi kolaylastirir. Anliyor musunuz? Yoksa sonu deliliktir. * Bir kaya parçasiyim. Kaya parçasi olarak kalmak istiyorum, basindan beri böyleydim. * Insani yazmaktan alikoyabilecek tek sey kendisidir. * Yazmakla kaybedilecek hiçbirsey yoktur. * Yakinda ölecegimi biliyorum ve bunu garipsiyorum. Bencilim, kiçimi iskemleye yerlestirip siir yazmaktan bikamadim. Yazmak ates yakiyor içimde, havada perendeler atiyorum yazarken. Iyi de nereye kadar? Gitmesini bilmek lazim. Depomuzdaki yakittir ölüm. Devam edebilmek için ihtiyacimiz var. Hepimize lazim. Bana lazim. Size lazim. Zamani geldiginde gitmezsek çevreyi kirletiriz. Kanimca en tuhaf olan, ölmüs birinin ayakkabilarina bakmaktir. Daha hüzün verici bir sey tasavvur edemiyorum. Kisilikleri ayakkabilarinda kalmistir sanki. Giysilerde, hayir. Ayakkabilar. Ya da sapka. Ya da eldiven. Yeni ölmüs birinin yatagina ayakkabilarini, sapkasini ve eldivenlerini koyup bir süre bakin, delirirsiniz. Yapmayin. Neyse, onlar artik sizin bilemeyeceginiz bir sey biliyorlar. Belki. * Benim de ölmüs olmam gerekirdi. Ölecegim. Hiç fena sayilmaz, ölümü düsünmek. Tuhaf ve karisik bi hayat yasadim; büyük kismi felaket, can sikintisi. Kendimi bokun içinden itip çikaris seklim farki yaratti diye düsünüyorum. * Birisine size ne yapmaniz gerektigini söylemesi için para ödüyorsaniz, kaybettiniz demektir. Bu psikiyatrinizi, psikologunuzu, borsacinizi, sanat tarihi ögretmeninizi de kapsar. * Kendimi bos bir testi gibi hissettigim gecelerden biri. Tahayyül edin. Kazinmis, huzursuz. Isiksiz. Igrenme duygusundan bile yoksun. Insan kendini böyle hissettiginde intihari bile düsünemez. Fikri olusmaz. Kalk. Kasin. Su iç. Temmuz ayinda bir sokak köpeginden farkim yok, oysa aylardan ekim. Iyi bir yil oldu yine de. Arkamdaki kitaplik yazilarimla dolu. Ocagin 18’inden bu yana yazilmis. Zincirlerini kirmis bir deliden farkim yok. Akli basinda hiçbir yazar bu kadar çok yazmaz. Hastalik. * Hep söylerim; yazarin isi yazmaktir. Bu sahtekar orospu çocuklari beni kerizliyorlarsa suç bende. Isim yok artik onlarla. Elizabeth Taylor’a yaltaklansinlar. * Bazen hepimiz bir filme hapsolmusuz hissine kapiliyorum. Repliklerimizi biliyoruz, nereye dogru yürüyecegimizi biliyoruz, nasil oynayacagimizi biliyoruz, sadece kamera yok. Yine de çikamiyoruz filmin içinden. Ve film kötü. * Içmek hem beynimi hem de ruhumu besler. * Hep disardaydim, hiç ait olmadim. Okul bahçesinde kesfettim bunu. Bir de çok yavas ögrendigimi. Herkes herseyi biliyordu; benimse hiçbir boktan haberim yoktu. * Kimseyle yarismiyorum ve ölümsüzlüge dair düsüncelerim de yok. Umurumda bile degil. Hayatta iken devinmek önemli olan. Gün isiginda kapilar açilir ve atlar isigin içine firlar ve cokeyler; parlak ipek giysilerinin içinde küçük seytanlar, zorlayarak, sapina kadar. Ihtisam devinimde ve hodri meydan diyebilmektedir. Ölümün cani cehenneme. Hersey bugün, bugün, bugün. Evet. * Pamuk ipligi ile bagliyiz hayata. Olasiliklarin arasinda talihimizle geçici olarak variz. * Özenle yazmak ölümcüldür. * Insanin yasayabilmek için çalismak zorunda olmasi iyi birseydir demiyorum. Korkunçtur genellikle. Sik sik igrenç bir isi kaybetmemek için savasmak zorunda kalirsin, çünkü arkanda isine talip yirmi bes kisi beklemektedir. Anlamsizdir elbette, insani dümdüz eder. * Besteciler ve ressamlar da iyiydi ama; çildirirlar, intihar ederler, tuhaf ve uygunsuz davranislar sergilerlerdi. Intihar çok iyi fikirdi. Ben bile birkaç kez denedim. Gerçi çuvalladim ama epey yaklasmistim; kararli denemeler. Simdi yetmis iki yasindayim. Kahramanlarim geçmiste kaldilar ve yenileri ile yasamak zorundayim. Yeni yaraticilarla, yeni ünlülerle..beni kesmiyorlar. * Kimseyle yarismiyorum. Ne ün pesinde kostum, ne de para. Tek istedigim sözü istedigim gibi yazmakti. * Hayat tuzaklarla doludur ve çogumuz çoguna düseriz. Önemli olan bu tuzaklardan elden geldigince uzak durmaktir. Bu da ölüm gelene dek olabildigince huzurlu yasamanizi saglar. * Yazmayi sürdürdügüm sürece hayattaydim. Yoksa kalan ömrümün fazla degeri yoktu. * Kafadan vurulmus ve gömülmüs bir gün daha. Cehennemde bir Cumartesi aksami. * Zehirlenmis gibi hissediyorum kendimi bu aksam. Üstüme isenmis gibi; iliklerime kadar yorgunum. Tamamen yastan kaynaklanmiyor ama payi olabilir. Kitle, benim için zor olan INSANLIK, o kitle sonunda kazaniyor galiba. Sorun herseyin onlar için yinelenen bir gösteri olmasinda sanirim. Tazelik yok içlerinde. Mucizenin kirintisi yok. Kendilerini ögütüp duruyorlar, üstelik üstüme. Farkli BIR insan görsem devam etmek için güç bulacagim kendimde. Ama öyle bayat, öyle kasvetliler ki. Heyecan yok. Gözler, kulaklar, bacaklar, sesler var ama...hiç. içten içe pihtilasiyor, kendilerini yasadiklarina inandiriyorlar. Gençken daha iyiydi; arayis içindeydim. Geceleri sokaklari dolasirdim...kaynasirdim, dövüsürdüm, arardim..Hiçbirsey bulamadim. Kadinlara gelince; her kadin bir ümitti ama çok sürmedi. Durumu hayli çabuk kavrayip RÜYALARIMIN KADINI’ni aramaktan vazgeçtim; kabus gibi olmayan bir kadin kabulümdü. Insanlara gelince; artik hayatta olmayan ölümsüzlerde buldum ne bulduysam-kitaplarda. Klasik müzikte. Güç verdiler bana. Ama sihirli kitaplarin sayisi sinirliydi, bir süre sonra tükendiler. Yikilmaz kalem klasik müzikti. * Ilginç insanlarin sayisi neden bu kadar az? Milyonlarca insanin içinde neden sadece birkaç kisi? Bu kasvet verici ve cansiz türle yasamaktan baska çare yok mu? Tek bildikleri siddet sanki. Uzmanlik alanlari. Siddet söz konusu oldugunda çiçek gibi açiyorlar. Olasiklarimizi kokutan bok çiçekleri gibi. * Hayatlari boyunca iyi müzik dinlememis ne kadar çok insan var bir düsünün. Yüzlerinin çürümesine, düsünmekten öldürmelerine, yüreksizliklerine sasmamak gerek. * Bir keresinde adamin birinden Shakespeare sevmedigimi yazmaya hakkim olmadigini anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almistim. Gençler bana kanip Shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. Böyle bir konum almaya hakkim yoktu. Sayfalarca bunu söyleyip durmustu. Cevaplamadim. Ama burda cevaplayacagim. S_kt_r git l_n. Hem ben Tolstoy’u da sevmem. Teşekkür Edenler:zehra, |
|
|
Tarihim ki irabım hitabım mı düzelsin Sözün şarlatanını alnından çivilerim ... Hakan İlhan KURT |
|
Yanıt Yaz
Yazdır - Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi (Charles Bukowski).
|
| Foruma En Son Mesaj Yazılan Konular - Yorum yazılan son 100 konu | |||||
| Konu |
Yazan |
Tarih ve Saat |
Okunma |
Cevap |
Forum Kategorisi |
i don't like you mummy | DisTurbed | Bugün * 09:06 | 14 | 1 | English |
Mutlu olmak için ne kadar para lazım? | DisTurbed | Bugün * 09:05 | 11 | 1 | Serbest Kürsü |
Konyaspor | DisTurbed | Bugün * 08:57 | 6363 | 128 | Futbol |
Guti: Dört saatte bir ezan sesi var | DisTurbed | Bugün * 08:53 | 23 | 1 | Futbol |
Ramazan Bayramınız kutlu olsun (bayram mesajları) | DisTurbed | Bugün * 08:52 | 18582 | 42 | Serbest Kürsü |
rock-metal Video Klipler | DisTurbed | Bugün * 08:51 | 701 | 62 | Müzik Dünyası ve Şarkı sözleri |
Sınav yükü ÖSYM'nin üzerinden alınıyor | Ruzgar_Gulu | Bugün * 06:11 | 13 | 0 | Haberler |
ideal öğrenci yurtları | soldier832 | Bugün * 05:48 | 10392 | 171 | Konyadaki Selçuk Üniversitesi Kız Erek Öğrenci Yurtları |
Üçüncü Tekil Şahısa Bir Not Yaz | wilma | Bugün * 05:31 | 14199 | 1140 | Oyunlar ve Forum oyunları |
KARAMAN ıKTıSADı VE ıDARı BıLıMLER FAKÜLTESı | wilma | Bugün * 05:26 | 306 | 14 | Selçuk Üniversitesi Fakülteler |
forumselcuk.com adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili işlem yapılacak ve size dönüş yapılacaktır.