Selçuk üniversitesinin en büyük ve kaliteli içeriğine sahip sitesine kayıt olmadıysanız hemen kayıt olun
KAYIT OL ve ya GİRİŞ YAP

Forum Ana Sayfa Forum Ana Sayfa > Serbest Paylaşım Alanı > Türk Dünyası ve Türk Tarihi
Son 25  Tema Seç   Aktif Konular Aktif Konular Aktif Kullanıcılar
  Oyun   İletişim / Reklam   Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası... - 2010

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konuyu paylaş Paylaş  Konu Arama Konu Arama  Konu seçenekleri Konu seçenekleri


Güliz
Selçuk üniversitesi - Güliz
5000 Grubu
5000 Grubu
2010 - Yılın Üyesi
Selçuk Üniversitesi Mezun
Gönderilenler: 9517
Puan : 5635
Uyarı:0/10
Bölüm: Sahilime demirliyor rotası şaşmış her kâşif...
Memleket: İsLamboL
Kan Grubu: 0 Rh (-)
Takım: Anti-Emperyalist...
  Alıntı Güliz Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası...
    Gönderim Zamanı: 17/Subat/2010 Saat 11:40

Osmanli Devleti, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateskes Antlasmasi’ni yenilen taraf olarak imzalayinca, ordu birlikleri Anadolu’ya nakledilmeye baslanmistir. Bunun bir istisnasi, Medine Seferi Kuvvetleri’dir. Medine Seferi Kuvvetleri, verilen emirlere ragmen teslim olmayi reddetmistir. Bu sebeple de ateskesin taraflari panik içine düsmüstür. Medine’yi kusatan Serif Hüseyin’in oglu Abdullah son derece tedirgin olmus; diger taraftan  teslim olmak lazim geldigine inanan bir kisim subay ve asker de bir an önce evlerine dönmek istemislerdir. Ne var ki Hicaz Seferi Kuvvetler Kumandani, ‘Çöl Kaplani' lakapli Fahreddin Pasa teslim olmamakta, “Peygamberin kutsal mevkiini Ingilizlere ve yâranlarinin himayesine terk etmem!” diye diretmektedir.

 

Osmanli Ordusu’nun I. Cihan Harbi’nde, Çanakkale ve Kut-ul-Amere zaferlerinden sonra üçüncü önemli direnis destani, Medine Müdafaasi’dir. Mustafa Kemal Pasa’nin, “Sagliginda adini tarihe altin harflerle yazdiran komutan” dedigi Fahreddin Pasa ise bu destanin en büyük kahramanidir.

 

Mekke ve Medine yani Müslümanlarin kutsal topraklari, 1517’de Yavuz Sultan Selim Han tarafindan Osmanli idaresine geçmisti. Yavuz Sultan Selim Han kendisini Hicaz’in ‘hâkim’i degil ‘hadim’i, yani hizmetkâri olarak nitelendiriyordu. Osmanli’nin bölgedeki varligi iste bu suur ile tam 400 yil sürdü. Hac ibadetinin güvenligi için Islam âleminin bu manevi baskentinin titizlikle korunmasi ve düzeninin saglanmasina, özel bir önem veriliyordu.

 

Osmanlilar tarafindan 17. asirda insa edilen Ecyad1, Fülfül ve Hindi kaleleri, I. Dünya Savasi sirasinda stratejik görevler üstlenecek; Hicaz, bu kalelerden düsmana direnecekti. Medine, Istiklal Sairimiz Mehmed Akif’in Teskilat-i Mahsusa adina yürüttügü faaliyetler, ‘Uçan Seyh’ lakapli Kusçubasi Esref Bey’in Hayber Cengi ve Çöl Aslani Fahreddin Pasa’nin ünlü direnisiyle, sanli tarihimize kaydedilecekti.

 

Necid bölgesinde devlete sadik kalmis olan Ibnü’l Resid ve Ibnü’l Suud’u Osmanli safinda tutmak amaciyla, Riyad’a gizli bir heyet gönderildi. Mehmed Akif 1915 yilinin baslarinda, Teskilat-i Mahsusa’nin Baskani Kusçubasi Esref Bey’in idaresindeki bu heyete katildi. Arabistan’in Necid bölgesine yapilan ve 4,5 ay süren bu seyahatte Seyh Ibnü’l Resid’e gerekenler söylenmisti.

 

Lakin 24 Mayis 1916’da Ingilizlerden maddi ve manevi müthis bir destek alan Serif Hüseyin ayaklandi. Isyana bölgedeki büyük asiretler destek vermedikleri gibi; Arap Dünyasi, Hindistan Müslümanlari ve Kuzey Afrika’da önde gelen Islam âlimleri ve liderleri, Serif Hüseyin’i ihanetle suçladilar. Arap Imparatorlugu vaatleriyle ayaklanan Serif Hüseyin’in savas boyunca verecegi tahribat ise küçümsenecek gibi degildi. Irak, Sina ve -kahvesinden degil, türküsünden bildigimiz- Yemen cephesinde, düsman kuvvetlerine karsi basarili bir savunma savasi veren Türk Ordusu, beklenmedik bu düsmana karsi hazirliksiz yakalanmisti.

 

1916 yili baslarinda Sina Cephesi’nde Kanal Harekâti ve Irak’ta Ingiliz isgali sürerken isyancilar Medine’ye saldirdi. Isyancilar, Ingilizlerden sagladigi altin, silah, yiyecek ve askeri birlikler sayesinde 9 Haziran’da genel saldiriya geçerek; 16 Haziran’da Cidde’ye, 7 Temmuz’da Mekke’ye ve 22 Eylül’de de Taif’e girdiler.

 

Fahreddin Pasa’nin savundugu Medine disindaki hemen hemen bütün merkezler asilerin eline geçmisti. Medine kusatma altindaydi. 17 Temmuz 1916’da ordu kumandanligina tayin edilen Fahreddin Pasa komutasindaki Hicaz Seferi Kuvvetleri, Medine kusatmasini püskürttü. Ingilizlerin büyük ümit bagladigi isyanci kuvvetler sayica üstünlüklerine ragmen bozguna ugradi. Fahreddin Pasa fiilen katildigi savunmanin ardindan Medine’yi kontrol altina aldi.

 

Çöl Kaplani Ömer Fahreddin Pasa, elinde bulunan son derece kisitli imkânlarla Medine’yi 2 yil 7 ay müdafaa etti. Pasa, Serif Hüseyin’in isyan gerekçesi olarak ittihatçi hükümetini suçlamasini ve Osmanli’yi Ingilizlerin yaninda olmak varken karsi safta savasa sokmasini elestiren beyannamesine bir cevap yayinladi. Serif Hüseyin’in sahsinda tüm isbirlikçilere ibret olan beyannamede söyle deniliyordu:

 

Tarihi ve milli düsmanlarimiz ve bunlarin isbirlikçileriyle hayat ve memat meselesine atildigimiz bir zamanda, Islam’in güçlerini bölerek Müslümanlar arasinda kan dökülmesine sebep olan asilerin bize hâlâ Müslümanliktan ve Islam birliginden söz etmesi hayret vericidir. Islam âleminin mevcudiyeti ve bekasi için cihad ilanina mecbur kalmis olan devletimiz yaninda; Cezayir, Fas, Trablusgarp, Iran, Hindistan ve Rusya Müslümanlarinin can verdigi su tarihi günlerde, Islam’in besigi olan kutsal topraklari, Hazreti Peygamberin mukaddes kabrini Ingilizlere çigneten, altin ve paraya ibadet eden bu hainlerden her sey umulur.…”

 

Osmanli’nin, Filistin ve Hicaz’i ayni anda savunacak gücü kalmayinca; Kudüs’ü kurtarmak için Medine’deki kuvvetlerin Filistin’e kaydirilmasina karar verildi. Medine’nin bosaltilmasi haberini alan Fahreddin Pasa, Cemal Pasa’ya su telgrafi çekecekti: “Bu mukaddes sehri, Hazreti Peygamber’in Ravza-i Mutahhara’sini son dakikaya kadar muhafazayla, ecdadimizin Medine’ye, anavatanin kiblegâhina yerlestirmis olduklari bayragimizin bana kaldirtilmamasini kemali hürmetle istirham ederim.

 

Fahreddin Pasa, hiç degilse Medine’nin savunmasi için kendisine bir alay askerin bagislanmasini isteyecek; askeri strateji geregi Medine’nin bosaltilmasi kararini onaylayan Enver Pasa ise Fahreddin Pasa’nin çigligina kayitsiz kalamayacakti. Medine bosaltilmayacak ve sonuna kadar da savunulacakti!

 

Osmanli Hükümetinin Hicaz’i kismen bosaltma karari almasi üzerine, Fahreddin Pasa yagma ihtimaline karsi Medine’de Hazreti Peygamberin kabrinde bulunan mukaddes emanetlerin Istanbul’a nakledilmesini teklif etti. Çünkü Medine’nin Istanbul’la irtibatini saglayan demiryolu kismen yagmacilarin eline geçmis, ulasimin zorlasmasi ve Anadolu’yla irtibatin kesilmesi söz konusu olmaya baslamisti. Teklifi hükümet tarafindan kabul edilen Fahreddin Pasa, bir komisyon kurarak tek tek kontrol ettigi 30 parçadan olusan mukaddes emaneti, 2000 askerin korumasi altinda Istanbul’a gönderdi. (Bunlar, Topkapi Sarayi’nda Mukaddes Emanetler Bölümü’ndedir.)

 

Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası...

          Fahrettin Pasa Birlikleri Denetlerlen

 

Fahrettin Pasa elinde kalan az sayida kuvvetle hem bu çöl yolunu hem de Medine’yi müdafaaya devam etti. Fakat Hicaz Demiryolu’nun Medine’ye yakin olan Tebük–Medain arasindaki istasyonun düsman eline geçmesinden sonra Medine Kalesi isyancilar tarafindan kusatildi. Hiçbir yerden yardim alamaz durumda olan halk ve asker, açlik ve hastalik çekmeye basladi. Hurmadan baska yiyebilecek hiçbir sey kalmamisti. Medine açlikla bogusurken birden bire gökyüzünden çekirge yagmaya basladi. Herkes elde kalan bir avuç tahilin, hurma agaçlarinin mahvolacagini düsünerek çekirgelere korkuyla bakiyor; “Eyvah Medine simdi bitti!” diye ah çekiyordu. Fahreddin Pasa ise Afrika’nin Sina’yi geçerek Medine’ye musallat olan çekirgelerini nimet olarak degerlendirmisti. Ona göre bu bir afet degil, göklerden gelen bir ikramdi. Pasa, okudugu eski kitaplar arasinda, Hz. Peygamber döneminde de Hicaz’da böyle bir çekirge istilasinin oldugunu ve Peygamberin çekirge ile ilgili bir takim hadislerinin bulundugunu hatirladi. Bu hadisleri arayip bulan Fahreddin Pasa, buradan hareketle çekirge yemenin sünnet olduguna hükmederek bunu askerlerine aktardi. Çekirge kurusunu çerez gibi yerken, çekirge unundan ekmek yapip günlerce bu sekilde beslendiler.

 

Sam isgal edilmisti. Osmanli Imparatorlugu Filistin, Lübnan, Suriye, Irak ve bütün Arabistan’i fiilen kaybetmisti. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Antlasmasi ayni gün Sadrazam Ahmet Izzet Pasa imzali acele bir telgrafla Osmanli ordularina söyle duyuruldu: “Dört seneden ziyade din ve namus ugrunda akillara sigmayacak fedakârliklar gösterildikten sonra içinde bulundugumuz devletler birliginin maglubiyet ve büyük güçsüzlüge ugramasi Osmanli Devletimizi, Itilaf Devletleriyle antlasma yapmaya zorladi…”

 

Antlasmanin bir maddesinde Hicaz ve Yemen’de bulunan Osmanli kitalari ve garnizonlarinin en yakin Itilaf Devletleri kumandanina teslimi sarti bulunmaktaydi. Mütareke haberi degisik kanallardan Medine’ye yayildiginda, Fahreddin Pasa askerlerini ve Medine’nin ileri gelenlerini Haremi Serif’te topladi. Mescid-i Nebevi’de toplanan herkes nefeslerini tutmus halde Pasa’nin minbere çikisini izliyordu. Fahreddin Pasa, Ravza-i Mutahhara’nin tam karsisindaki minberden Peygamberimizin “Ey Nas!” hitabiyla söze basladi:

 

“Ey Nas! Malumunuz olsun ki bu kahraman askerim, bütün Islam’in manevi destegiyle hilafetin göz bebegi olan Medine’yi son fisegine, son damla kanina, son neferine kadar muhafazaya ve müdafaaya memurdur. Buna askerce, Müslümanca karar vermistir. Bu asker Medine’nin enkazi altinda ve nihayet Ravza-i Mutahhara’nin yesil türbesi altinda kan ve ates içinde kirmizi bir kefende görülmedikçe, Medine kalesinin burçlarindan ve nihayet Mescid-i Saadet minarelerinden ve yesil kubbesinden al bayrak alinamayacaktir. Mehmetçiklerim, kardeslerim, evlatlarim! Allah’in huzurunda husu ve vecd içinde gözyaslari döktügümüz Peygamberimizin karsisinda hep beraber diyelim ki; Ya Resûlullah, biz seni birakmayiz!

 

I. Cihan Harbi bitmis, Osmanli ordulari bütün cephelerden tahliye edilmisti. Bir tek Medine direniyordu. Fahreddin Pasa bu konusmayi neye dayanarak yapiyordu? O, Balkan Savasi gazilerindendi. Mondros Antlasmasi’nin akibetinin Bulgarlarla yapilan antlasmaya benzemesini umut ediyordu. Balkan Harbi’nde Bulgarlar bize antlasmayi Çatalca’da imzalatmislardi fakat biz onlara sulhu Edirne’de yaptirmistik. Pasa, Ingilizlerin sözüne de güvenmiyordu. Bu düsüncesini 27 Aralik 1918’de Medine’deki karargâhinda askeri erkâna söyle açikliyordu: “Anadolu’da bulunan 20 bin Ingiliz esiri çoktan beri Ingiltere’ye iade edildigi halde, Ingilizler bizim Misir’daki esir kardeslerimizi; hatta kadin, çocuk ve ihtiyar acizleri birakmamislar ve üstelik bizi de esir almak istemislerdir…”

 

Fahreddin Pasa, bu nedenle Ahmed Izzet Pasa’dan gelen emre net bir cevap vermedi. Ayni emir bu sefer Harbiye Naziri Cevat Pasa imzasiyla 30 Kasim 1918’de yine Ingilizler tarafindan kendisine ulastirildi. Silah arkadaslarina bu emri okudu ve söyle dedi: “Hükümet, Medine’nin anahtarlarini bir Ingiliz yüzbasisina teslim et diyor. Böyle bir sey yapmaktansa silahlarimizla dövüserek ölmek evladir. Buranin teslimi için yalniz harbiye nazirinin ve hükümetin emri yetmez, mutlaka hilafet ve padisahin bir iradesi olmalidir.”

 

Fahreddin Pasa gökyüzünü bir alev gibi kaplayan günes altinda, bir damla su için çatlak dudaklariyla matara agizlarina yapisan, Mehmetçikle birlikte bir destan yaziyor; Medine’den Milli Mücadeleye de tasinacak olan bir mesale yakiyordu. Pasa, teslim olmuyordu!

 

Saygin din bilginlerinden olan Haydar Molla; Akdeniz, Süveys Kanali ve Kizildenizi asip Medine’ye vardi. Fahreddin Pasa’ya; “Irade istemistiniz getirdim. Hatta halifemiz efendimizin ayrica selamlari var.” dedi. Pasa, padisahin bu iradeyi mutlaka düsman baskisi altinda verebilecegini düsünüyordu. Ve baski altindaki irade beyaninin hükmünün olmadigini söyledi. Haydar Molla, eli bos ve çaresiz Istanbul’a döndü.

 

Artik geri dönmeleri için Istanbul’dan da emirler degil birbiri ardina ricalar ve ricacilar geliyordu. Fahreddin Pasa, 5 Ocak 1919’da en yakin arkadasi Albay Ali Necip’le hayatinin en zor kararini verecekti. Arkadasi, Fahreddin Pasa’ya sonuna kadar bagli kalacaklarini ama Osmanli’nin menfaatleri geregi artik teslim olmaktan baska çare kalmadigini, antlasma maddeleri bütünüyle tatbik edilmezse Itilaf Ordusu’nun Istanbul’dan çikmayacagini söyledi. Pasa, arkadasini sessizce dinlemis ve Osmanli’ya zarar verme ihtimalinden korkmustu. Çaresiz teslim olacakti.

 

Osmanli Devleti’nin silah biraktigi Mondros Antlasmasi’ndan sonra, 70 gün Medine’nin savunmasini terk etmeyen Çöl Kaplani Fahreddin Pasa, 7 Ocak 1919’da “Seni nasil birakirim ben ya Resûllullah…” yakarislariyla Ravza-i Mutaharra’nin basinda bekliyordu. Peygamber’le son kez vedalasmaya giden Pasa, “Ben burada mücavir olarak kalacagim, Peygamber’in sefaatine siginiyorum!” diyordu. Tam teslim sartlari konusulacakken Fahreddin Pasa’nin bu hareketi, yeni bir siyasi kriz doguracakti. Esyalari arabaya yüklenmis olan Pasa’nin esyalari indiriliyor, bir doktor çagrilip Pasa’nin hasta oldugu Ingilizlere söyleniyordu. Asi bedeviler aniden ürken develerine, “Ne o, suda Fahreddin’i mi gördün?” diyorlardi. Fahreddin Pasa’nin mücavir olarak bile olsa, yasadigi Medine’yi nasil tam teslim alacaklardi?

 

Fahreddin Pasa’nin ziyaretine gelen silah arkadaslari, birbirlerine bakip bir hamlede Pasa’nin etrafini simsiki sardi. Zira Ingilizlerin, Pasa’nin teslim olmasi yönünde artik çok büyük bir baskisi vardi. Gözyaslari içinde Pasa’ya sarilan arkadaslari, kendisini hep birden kucaklayarak teslim aldilar. Ancak Fahreddin Pasa, kilicini düsmana teslim etmiyor, Hazreti Peygamber’in mescidine emanet olarak birakiyordu.

 

Ingilizler tarafindan önce Misir’da daha sonra da Malta’da tutuklu bulunan Çöl Aslani Fahreddin Pasa, 1921 yilinda serbest birakilinca solugu dogruca Sakarya’da, Mustafa Kemal Pasa’nin yaninda alir. Mustafa Kemal Pasa, Islam ülkelerinden kurtulus mücadelesine yardim gelmesini saglamasi için, kendisinin Afganistan’da görev almasini teklif eder. Böylece Çöl Aslani Pasa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk büyükelçisi olarak Kabil’de görev yapmaya baslar. Camilerde konusmalar yaparak Afgan halkindan büyük miktarlarda yardim toplar.

 

1926 yilinda Anadolu’ya dönen Fahreddin Pasa, Türkkan soyadini almis; 1936’da tümgeneral rütbesiyle emekli olmus; 1948’in Kasim ayinda Istanbul’da vefat etmis, Rumelihisari Kabristani’na defnedilmistir.

 

Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası...

 

Neden anilarini yazmiyorsun diye kendisine soranlara Pasa’nin verdigi cevap onun nasil bir irade ve ruhun timsali oldugunu göstermeye yeter: “Ben sadece görevimi yaptim. Herkes zamani geldiginde vatana karsi olan borcunu yerine getirir.”

 

Çöl Kaplani Fahreddin Pasa’nin sahsinda tüm sehit ve gazilerimize Allah’tan rahmet dilerken Medine Müdafaasi’nda Pasa’nin komutasi altinda savasan Üstegmen Idris Sabih Bey’in siiriyle, ecdadimizi bir kez daha vecd içinde selamlayalim (kahraman gazilerimiz ve sehidlerimiz için fatihalar okumayi da unutmayalim):

 

“Unuttuk Ilhan'i, Kara Oguz'u,
Isledik seni göz bebegimize.
Bagisla ey sefî kusurumuzu,
Bin küsur senelik emegimize.
 
Nedense kimseler dinlemez eyvah!
O kadar saf olan dilegimizi.
Bir ümmî isen de Ya Resûlullah,
Ancak sen okursun yüregimizi
.

 

Yapamaz Ertugrul evladi sensiz,
Can verir, canani veremez Türkler.
Ebedi hadim'ul haremeyniniz,
Ölsek de Ravza’ni ruhumuz bekler.”

 

 

1 Kabe’ye hâkim bir tepede 23 dönümlük arazi üzerine insa edilen bu kale, Ocak 2002'de Suudi Arabistan hükümeti tarafindan yerine otel yapilmak için yikilmistir. Ehl-i Beyt Kuleleri adi verilen gökdelen oteller, Fransiz Accor Grup tarafindan isletilmektedir.

 

*Ana Kaynaklar: Fahreddin Pasa’nin Medine Müdafaasi, Feridun Kandemir,  Yagmur Yay., 1971; Medine Müdafaasi, Naci Kasif Kiciman, Sebil Yay., 1994.

 

Kasim 2008

Serkan BILGE

< ="http://fastwebcounter.com/secure.php?s=www.yucedevlet.com"> kisi ziyaret etmistir. End FastWebCounter.com -->



Teşekkür Edenler:ESTERGON,
Haydi, getir aşkı; yedi kıtayı, dört mevsimi kalem eğlencesi yapalım...

Hakan ilhan KURT
Selcuk
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz  Yazdır - Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa ve Medine Müdafaası...
Foruma En Son Mesaj Yazılan Konular - Yorum yazılan son 100 konu
Konu
Yazan
Tarih ve Saat
Okunma
Cevap
Forum Kategorisi
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Sen Bu Forumun!birikiüçBugün * 23:263248412Oyunlar ve Forum oyunları
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Yoksa hepimiz fişlendik mi?net-murattBugün * 23:1950Bilgisayar ve internet
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Sohbet OdasıpurplebutterflyBugün * 23:1825825Geyik
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın 7 yaşındaki çocuğu idam ettiler...birikiüçBugün * 23:10181Serbest Kürsü
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Vekil Öğretmenlik..purplebutterflyBugün * 23:0211210Selçuk üniversitesi mezun
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Ağutosta 31.000 öğretmen ataması yapılacakpurplebutterflyBugün * 23:0091Haberler
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Türk yapımı 150 insansız hava aracı gökyüzündexxxBugün * 22:5971Haberler
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Dünyanın en büyük ağızlı kadınısevjanBugün * 22:06160Serbest Kürsü
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın Türkçe'deki en uzun tekerleme...sevjanBugün * 21:5580Kültür Sanat
Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayın MEMLEKET İSTERİMsevjanBugün * 21:10502Serbest Kürsü

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version Private Edition
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,109 Saniyede Yüklendi.
program oyun arşivi selçuk oyun siteleri Notebook Pil Notebook Servis Fimo hamuru
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan forumselcuk.com sitesinde TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
forumselcuk.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler infoforumselcuk.com adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili işlem yapılacak ve size dönüş yapılacaktır.